Flying cars or 6LoWPAN :)

Disclaimer: I bet on 6LoWPAN :)

Back to the Future movie was a classic for my childhood. In movie, it was possible to travel past and future. One of the favorites parts for me were the scenes in future. Flying cars were the iconic images in the future.

I believe most of you remember the scenes regarding the flying cars. As a futurist child I strongly believed that flying cars will be part of our daily lives in 2000’s.

Well, we are almost in 2015 but still don’t see any flying car around the city. Btw I’m still futurist :)

Then what’s that about Flying Cars or 6LoWPAN title?

internet of thingsYes we still do not have flying cars to go to work but there are much more exciting technological developments in our age. And my favorites are inventions, products, ideas relevant to Internet of Things concept. I will not tell you again from scratch about Internet of Things. You can find a good article on Wikipedia. Most people believe, data generated using IoT technologies will blow up and technology itself is about to explode by 2020.

In Internet of Things, you will need smart and small devices in the field to generate data about every single environmental details/changes. You may want to smell the air, detect the motions, switch the electric, measure usages etc. There are bunch of scenarios that can be enabled. Having smart and small devices is great for such a purpose but it’s also difficult to manage them. They are small therefore have limited power and processing capabilities. Also these devices are increasingly being based on wireless technologies. At the end of the day, to implement a smart system you will need

  • Smart and small devices on the field. (sensors)
  • Low power (they need to be run for years on a single battery)
  • low cost (should be continuously reduce price point)
  • based on wireless technologies

These requirements and challenges drove work groups to create a standard that implements low-cost, low-power wireless mesh network specifications. One of them and probably the most popular one is ZigBee. ZigBee standard supports different set of networks including star, tree or mesh topologies. It’s great for everyone that wanted to build embedded applications requiring low latency and power consumption. Being first in the field helped ZigBee to be adopted by major players in multiple industries.

ZR15_endpoint-full

ZigBee works by defining a new layer when communicating over 802.15.4 layer. Therefore it can only communicate endpoints that use same protocol.

One another standard is 6LoWPAN stands for “The IPv6 over Low power Wireless Personal Area Networks”.

TI-6LoWPAN

Main purpose to create additional standard for wireless communication between these devices was to be able to enable IP based communication between these devices. Therefore these devices will be able to used by Internet of Things projects easily. Protocol uses IEEE 802.15.4 based networks and can be used in intranet or internet traffic since familiar IP based communication is being used by protocol.

(The IEEE 802.15.4 standard is maintained by the IEEE 802.15 working group and defines low-data-rate, low-power, and short-range radio frequency transmissions for wireless personal area networks (WPANs). The working group aims to keep the complexity of the standard and the cost of the necessary hardware low, making it suitable for wireless communication among constrained devices such as sensors and actuators. – See more at: http://www.mdpi.com/2224-2708/2/2/235/htm#sthash.zEq54SQ9.dpuf)

20979_6LowPan_mesh

You see on above diagram that every node should have its own IPv6 address.

Main benefit of 6LoWPAN is the ability to communicate directly with other 802.15.4 wireless devices on other IP networks with a single bridge device. People can communicate across the internet without having a conversion process between IP and ZigBee.

Main challenge I see for 6LoWPAN is that we can not implement it easily since it requires knowledge over IPv6 networks.

Major players in industry such as Texas Instruments, Atmel supply 802.15.4 chips that can be used for either ZigBee and 6LoWPAN and I believe having such standards will help use to build and integrate our solutions agile.

Read More

Transform the Datacenter

Geçtiğimiz günlerde Microsoft ile ortaklaşa tüm dünyada düzenlenen Transform the Datacenter MVP Roadshow etkinliğinin Türkiye ayağına Mustafa Kara ile birlikte konuşmacı olarak katıldık.

Tüm gün gerçekleşen etkinlikte veri merkezi ve kurumsal bulut teknolojilerindeki son yenilikleri detaylı olarak inceledik.

http://blog.microsoft.com.tr/veri-merkezindeki-son-teknolojileri-mvplerden-dinlemeye-davetlisiniz.html

msphoto1msphoto2msphoto3msphoto4

Read More

Enterprise Mobility Suite Webcast Serisi

Eylül ayı içerisinde benim konuşmacı olacağım Enterprise Mobility Suite Webcast serisinin detaylarını aşağıda bulabilirsiniz.

http://blog.microsoft.com.tr/kurumsal-mobilite-web-seminerleri-basliyor.html

Kurumsal verilerin güvenliğini riske atmadan son kullanıcıları nasıl mobil bir hale getirebilirim? Bring Your Own Device trendiyle nasıl başa çıkacağım? Kritik verilerin güvenliğini nasıl sağlarım? Buluttaki kullanıcılarım için kimlik yönetimini nasıl yapabilirim? Microsoft iş ortağı PeakUp bu soruların cevaplarını düzenlediğimiz web seminerinde yanıtlayacak. 

Microsoft’un yeni ürünlerinden Enterprise Mobility Suite’in anlatılacağı Kurumsal Mobilite web seminerleri başlıyor!

Kurumların yeni BT stratejileri bulut, yeni cihazlar ve mobilite etrafında şekillenirken, Enterprise Mobility Suite’i kurumlara bu alanda yardımcı olması için paketledik. EMS hakkında daha fazla bilgi için web seminerlerimize kayıt yaptırmayı unutmayın.

Kayıt için yukarıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz.

EMS hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.

– See more at: http://blog.microsoft.com.tr/kurumsal-mobilite-web-seminerleri-basliyor.html#sthash.kcrcu5du.dpuf

Read More

Microsoft Azure Machine Learning

Temmuz başında PeakUp olarak davet edildiğimiz Microsoft World Partner Conference 2014′de yoğun bir hafta geçirdik. Microsoft’un en üst kademesinden alt kadrolara kadar herkes yeni vizyonu iş ortaklarına aktarabilmek için uğraştılar.

4 günlük süreçte onlarca toplantı yapıldı, paralel bir çok oturum sunuldu. Genel olarak bakıldığında Microsoft bizim önümüze aşağıdaki hedefleri koydu:

  • Mobile First – Cloud First
  • Internet Of Things
  • Machine Learning
  • Big Data, BI

Windows Server 2008 ile birlikte sunucu sanallaştırma pazarına hızlı bir şekilde giren Microsoft, Windows Server 2012 ile birlikte konseptini bir tık öteye taşıyarak Buluta Hazır bir işletim sistemini sundu. Sanallaştırma kavramını Private – Public Cloud anlayışı ile harmanlayıp bize sundu. Dünyada ve bölgemizde buluta adaptasyon geçtiğimiz yıl oldukça ivmelendi. Bunun önümüzdeki 3 senede daha da artmasını bekliyoruz. Bu noktada Microsoft uçtan uca bulut çözümleri ile birlikte pazarda önemli bir yere sahip durumda. Office 365 ile gelen başarının yanı sıra Microsoft Azure’da sunulan servislerin çeşitliliği her gün artıyor. Public Cloud yapısına regulasyonları sebebi ile entegre olamayan organizasyonlar için de System Center entegre Private Cloud çözümünü sunuyor.

Ancak yukarıdaki paragraf bugünden bahsediyor. Eğer belli bir alanda pazar payı kazanmak istiyorsanız hatta o pazarın çerçevelerini siz oluşturmak istiyorsanız minimum 2 seneli ön görüler ile teknik altyapınızı buna hazırlamalı, diğer kanallar ile de müşteri tarafındaki fırsatları ortaya çıkarmaya başlamalısınız.

İşte Microsoft, WPC’de, odaklanılması gereken bu teknolojilerden bahsetti.

Bunlardan ilki uzun zamandır farklı çözümler için kullanılan Machine Learning teknolojisi. Microsoft, veri ile çalışan analistlerin bu verileri kullanarak öngörüler oluşturabilmesini sağlayan Machine Learning hizmetini Azure üzerinde hizmete soktu. Ancak Machine Learning ne yazık ki bu kadar basit şekilde anlatılıp bırakılabilecek bir konu değil.

Bir bilgisayar ve yapay zeka bilimi olan ML, 1960′lı yıllarda bilgisayarların programlama yapılmadan öğrenebilmelerine imkan verebilmek içn ortaya atılan bir kuramdı. Bana göre en sağlam tanımı ise Tom Mitchell gerçekleştirdi.

“A computer program is said to learn from experience E with respect to some class of tasks T and performance measure P, if its performance at tasks in T, as measured by P, improves with experience E”

E – Deneyim

P – Performans Ölçümü

T – Görev

Bu formülü uygulayarak şöyle bir örnek üzerinden gidebiliriz.

Örneğin kullandığınız e-mail programı sizin hangi mailleri spam/zararlı olarak işaretlediğinizi sürekli takip eder. Bu takip sonucunda da daha iyi filtremele yapmayı öğrenir. Bu Machine Learning için çok uygun bir örnek. Bu noktada:

E – Maillerin spam olup olmadığının izlenme sürecidir

P – Spam yada değil şeklinde doğru  işaretlenmiş mail sayısıdır. Bunun üzerinden ML performansı izlenebilir.

T – Maillerin spam yada değil şeklinde işlenmesidir.

Bunu veri madenciliği (Data Mining) ile karıştırmamakta fayda var. Veri madenciliğinde zaten elde edilmiş bir veri içerisindeki bilinmezleri bulmaya çalışırken, Machine Learning ile bilinen öz nitelikleri kullanarak çalışılmış bir veri setinden öngörü yapılabilmesi mümkündür.

Aslında bu iki alanın birbirleri ile karıştırılmasının temel sebebi benzer alt metodları kullanıyor olmalarıdır. Örneğin bunlardan birisi de Unsupervised Learning.

Unsupervised Learning ML tarafından kullanılan algoritmalardan bir tanesidir. Bir diğeri de Unsupervised learning olarak adlandırılır. Çok basitçe:

Supervised Learning – Öğrenilecek konuyu biz öğretiriz.

Unsupervised Learning – Bilgisayara kendi kendine öğrenme imkanı veririz.

Konuya dönecek olursa, Microsoft artık Machine Learning hizmetini Azure üzerinde sunmaya başladı. Peki Microsoft yeni girdiği bu alanda ne kadar başarılı olabilir?

Aslında yukarıdaki soru yanlış bir varsayım ile soruluyor. Machine Learning konsepti ile Microsoft’un yaklaşık 20 yıllık bir deneyimi bulunuyor. 1992 yılında dil modelleme ve konuşma tanıma teknolojileri için ML Microsoft içerisinde kullanılmaya başlandı. 90′lı yıllarda ise metin kategorizasyonlama ve email önceliklendirme gibi görevlerin ML ile rahatlıkla gerçekleştirilebileceği anlaşıldı. Hatta 1998 yılında sunulan içerik tabanlı mail filtreleme bu çalışmaların bir sonucu olarak sunuldu.

http://web.archive.org/web/19990117023411/http:/www.forbes.com/forbes/98/0921/6206254a.htm

Microsoft’un bu noktada bize sunduğu ise tek bir veri platformuna bağımlı kalmadan Azure ML ile bulut üzerine konumlandırılabilen modeller oluşturulmasıdır. Yıllardır edinilen tecrübeyi artık herkesin kullanabileceği bir servis olarak sunmuştur.

Diğer yazılarımızda Machine Learning konseptinden ve Microsoft’un bize vermiş olduğu diğer ödevlerden bahsediyor olacağız.

Read More

Mshowto–System Center Day

p>Last Saturday, at Microsoft Turkey, we as Mshowto editors, delivered a great session regarding System Center, Cloud, Hyper-V etc.

Here is my session details:

  • Orchestrator 2012 R2
  • PowerShell Workflows
  • Service Management Automation

I belive this session order help attandees to get the vision of MS management solutions.

Yeah, we have a new version of Orchestrator. R2. It automates and orchestrates most of your daily manual tasks. So we discussed orchestrator capabilities in the first session.

And with the new version of PowerShell we have a new concept called “Workflows” . It helps you to create your own workflows in parallel or sequencly with PowerShell. That means even you do not have any orchestrator tools, you can create your own automation tasks with PowerShell to manage your datacenter.

And finally a new portal called Service Management Automation.

In this final session we discussed that how possible to manage your automation-orchestrator runbooks via a web-based portal supported with Windows Azure Pack using PowerShell workflows. Therefore all attandees get the idea of how to combine these three solutions to have a one single web-based automation solution.

And my ex-college and System Center MVP Mustafa Kara delivered great sessions regarding SCOM & SCCM.

Here are the some photos from event.

Read More

Yeni Kitabımız Yayında – İleri Seviye Windows Server 2012

İleri Seviye Windows Server 2012 Kitabı yayında!!!

Microsoft tarafından sunulan en güncel işletim sistemi sürümü olan Windows Server 2012’yi detaylı bir şekilde inceleyen en kapsamlı ve gerçekçi Türkçe kaynak olan “İleri Seviye Windows Server 2012” kitabı, yazarların Beta sürümlerinden beri gerçekleştirdikleri testlerden ve büyük ölçekli projelerden elde ettikleri deneyimlerin tamamını içermektedir. Her iki yazar da sektörde uzun yıllardır çalışmış, Türkiye ve dünyada birçok büyük ölçekli projelere danışman sıfatıyla imza atmıştır. Bu açıdan bakıldığında “İleri Seviye Windows Server 2012” teorik bilginin yanında günümüzde çok değerli olan saha deneyimini de sunabilen ender kaynaklardandır.

(more…)

Read More

PowerShell script to configure FTP User Isolotion Mode Attributes

As you may already know, with FTP User Isolotion Mode you can strict your users to browse only administrator configured directories.

For instance you can modify required attributes of userA and then UserA will only be able to access/browse “USERA directory”. Even He/she has access on other directories.

But in order to configure FTP User Isolotion Mode with active directory you need to set two interesting attributes:

msIIS-FTPRoot = Root FTP Directory

msIIS-FTPDir  = User Directory

If these above attributes are configured for a user, once this user access to server, FTP automatically redirect this user to msIIS-FTPDir directory under ms-IIS-FTPRoot directory.

To configure these attributes you can just open user properties in ADUC and configure settings under attribute editor.

image

But if you are planning to set these attributes for bunch of users, It may slow down the processes to configure one by one.

Here is a simple PowerShell script

(more…)

Read More

Convert String to DateTime

Have you ever wondered on how to convert string data type to datetime in PS?

In one of my PowerShell projects I need to compare couple of dates to get the exact difference. But some of date values are coming from different sources, for instance as a string.

Therefore i could not simply use “date2 – date1″ math operation.

It's pretty easy to convert a string to a datetime with Parseexact as follow:

$Date= [datetime]::ParseExact($StringDate,”dd.MM.yyyy HH:mm:ss”,$null)

zp8497586rq

Read More

Enterprise Search Trends

Gartner'ın Dataquest Insight araştırması bize Enterprise Search pazarının 2012 yılında 1.69 milyar değerinde iken 2013 yılında 1.89 milyar dolara çıktığını ve yıllık büyüme oranının 2007'den 2013'a kadar %11.7 olduğunu gösteriyor.

Enterprise Search Europe 2012 konferansına bakıldığında bu pazarda son dönemdeki rönesansın temel aktörlerinin Big Data, Mobile Workforce ve Cloud Services olduğu görülebilir. Bu noktada aynı verilerin yanına 2012 ilkbaharında Enterprise Search ile ilgili yapılan global bir anketin sonuçlarını da koymakta fayda var.

Anketin detaylı sonuçlarına göre organizasyonların yalnızca %3'ü, evet yanlış duymadınız yalnızca %3'ü doğru bilgiye ulaşmanın kolay olduğunu belirtiyor. %60 gibi bir oran ise organizasyon dahilinde farklı kaynaklardan akan verilerin doğru konumlandırılmasının ve arandığında bulunabilmesinin çok zor olduğunu belirtiyor. Bu da son dönemde ve önümüzdeki gelecekte Enterprise Search alanına yapılan ve yapılacak yatırımların kapsamı hakkında bize genel bir görünüş sunuyor.

Yukarıda bahsedilen 2013 yılındaki 1.89 milyar dolarlık Enteprise Search pazarı IT sektörüne bakıldığında oldukça ufak bir yer kaplıyor. Öncesinde genellikle geliri 10 milyon dolardan daha düşük olan üreticelerin tekelinde olan Enterprise Search çözümleri aslında son dönemdeki satın almalarla birlikte tekrardan yaygınlaştı.

Bu satın almalardan en dikkat çekicileri HP tarafından 11.1 milyar dolara satın alınan Autonomy, Oracle tarafından alınan Endeca ve Lexmark tarafından satın alınan Brainware oldu. Tabii bu satın almalar birçok sektörde faaliyet gösteren bu firmalara Enterprise Search pazarının da kapısını biraz daha aralamış oldu. Ancak özellikle satış ekiplerinin bu yeni alanda yeterli arka plana sahip olmamaları sebebi ile kendilerinden istenen gereksinimleri karşılamada hızlı aksiyon alamamalarına sebep oldu.

Bir diğer büyük risk ise IBM, Google, Microsoft, HP gibi devlerin bu sektörde gerek kendi ürünleri gerek ise satın alımlar sonrası sundukları yeni hizmetler ile çözümlerini sunuyor olmasıydı. Yani pazar payı devler arasında çoktan tüketilmeye başlandı.

Bana göre bir diğer risk ise müşterilerin artık büyük üreticileri yüksek lisans fıyatı ile ürün satmak yerine Software-as-a-Service modeli ile Hizmet satmaya zorluyor oluşu oldu. Artık organizasyonlar başlangıçta yüksek tutarlı bir lisans alımı yapmak yerine belirli periyodlar ile yalnızca kullandıkları hizmete ücret ödemeyi ister durumu geldiler. Benzer şekilde Enterprise Search alanındaki çözümlerin de müşteri perspektifinden bir servis olarak görülmesi isteniyor. Ancak satın alımlara ve pazardaki ürünlere bakıldığında Search hizmetini on-demand fiyatlandıran ve SaaS olarak veren çözümler neredeyse yok gibi.

Her ne kadar Blossom, Northern Light ve Pico gibi üreticiler enterprise Saas Search hizmeti konumlandırmaya çalıştılarsa da pek başarılı olamadılar. Sundukları çözümler ancak web siteleri üzerinde etkili olurken Enterprise Search'den asıl beklenti olan farklı kaynaklardan gelen tüm verileri en uygun şekilde çalışanlara sunma noktasında yetersiz kaldılar.

Şu an piyasada olan en önemli Enterprise Search aktörlerinin güçlü ve zayıf yanlarını kısaca inceleyecek olursak:

Autonomy:

HP tarafından satın alınan Autonomy'nin en güçlü yanı extensible bir çözüm olması ve farklı müşteri ihtiyaçlarına kolaylıkla uyum sağlayabilmesi. Birçok farklı kaynak ile connectorler sayesinde iletişime geçebiliyor ve veriyi merkezi olarak konsolide edebiliyor. Şu anda var olan en zayıf noktası ise HP tarafından satın alındıktan sonra geleceğine dair bir öngörünün oluşturulamaması. HP veya Autonomy tarafından 5 sene sonra şirketin nerede olacağı, hangi hedeflere odaklanacağı açıkca belirtilmemiş durumda. Bu da uzun vadeli planlama gerçekleştiren müşterilerde çekinceler oluşturuyor.

Google:

Google Enteprise Search konusunda sarı renkli Google Search Appliance çözümünü sunmaya devam ediyor. Rack-Mounted bu çözüm organizasyon içerisindeki farklı sistemlere erişip (intranet, document management system, web site etc) indexin gerçekleştirebiliyor. Yaklaşık 10 yıl önce sunulan bu sarı kutuya yeni özellikler ve yetenekler ekleyerek müşterilerine sunmaya devam ediyor. Desktop, Smartphone ve Tablet desteği de olan ve Google Search benzeri bir arayüz suran appliance'ın en güçlü yanlarından birisi kolay kurulum ve implementasyon yeteneği.

7.0 sürümü ile birlikte aynı zamanda aşağıdaki özelliklere de kavuşmuş oldu GSA:

  • Document Preview
  • Google Translate
  • New Interface
  • Improved Scale (1 billion page)

IBM:

IBM'in Apache Lucene open-source search teknolojisi üzerine inşa ettiği “Content Analytics with Enterprise Search” çözümü özellikle açık kaynak kod stratejisi güden organizasyonlar tarafından ilgi çekiyor. IBM bu noktada Apache Lucene ile daha az bakım maliyetleri, genişletilebilirlik, incremental indexing tarafındaki ek fayda gibi avantajları kullanmayı hedefliyor.

Microsoft:

Enterprise Search konusunda Microsoft, SharePoint ile olan yakın ilişkisini devam ettiriyor. 2008 ylında FAST Search and Transfer'i 1.2 milyar dolara satın alarak uzun yıllar Google'a bıraktığı Pazar payında söz sahibi olmayı başardı. Microsoft geçen bu yıllarda en büyük eforu Sharepoint ile FAST'in entegrasyonuna harcadı. SharePoint 2013 ile birlikte bu entegrasyonun artık tamamlandığını söyleyebiliriz. Mudaillerine benzer şekilde Sharepoint de connectorler yardımı ile farklı birçok kaynaktan veriyi konsolide ederek kullanıcıların hizmetine index halinde sunabiliyor. Özellikle Office Web Apps ile entegrasyonu odukça güçlü olan Sharepoint/FAST teknolojisinin zayıf yanı ise bulut üzerinde servis olarak yalnızca Window Azure ve Office 365 ile birlikte sunuluyor olması. Özellikle on-premise ya da Hybrid Cloud kullanımı yaygın organizasyonlarda desteklenen bir çözüm gözükmüyor.

Büyük oyuncuların yanında pazarda söz sahibi ve kendini kanıtlamış bir çok Enterprise Search çözümü bulunuyor. Gün geçtikçe artan talep ve iş/operasyonel gereksinimlerin bu alana odaklanması ile daha fazla satın almalar ve sürümler göreceğiz gibi duruyor.

http://www.gartner.com/technology/reprints.do?id=1-1F7LZKJ&ct=130426&st=sb

zp8497586rq

Read More