Transform the Datacenter

Eylül 8, 2014

Geçtiğimiz günlerde Microsoft ile ortaklaşa tüm dünyada düzenlenen Transform the Datacenter MVP Roadshow etkinliğinin Türkiye ayağına Mustafa Kara ile birlikte konuşmacı olarak katıldık.

Tüm gün gerçekleşen etkinlikte veri merkezi ve kurumsal bulut teknolojilerindeki son yenilikleri detaylı olarak inceledik.

http://blog.microsoft.com.tr/veri-merkezindeki-son-teknolojileri-mvplerden-dinlemeye-davetlisiniz.html

msphoto1msphoto2msphoto3msphoto4

Enterprise Mobility Suite Webcast Serisi

Eylül 8, 2014

Eylül ayı içerisinde benim konuşmacı olacağım Enterprise Mobility Suite Webcast serisinin detaylarını aşağıda bulabilirsiniz.

http://blog.microsoft.com.tr/kurumsal-mobilite-web-seminerleri-basliyor.html

Kurumsal verilerin güvenliğini riske atmadan son kullanıcıları nasıl mobil bir hale getirebilirim? Bring Your Own Device trendiyle nasıl başa çıkacağım? Kritik verilerin güvenliğini nasıl sağlarım? Buluttaki kullanıcılarım için kimlik yönetimini nasıl yapabilirim? Microsoft iş ortağı PeakUp bu soruların cevaplarını düzenlediğimiz web seminerinde yanıtlayacak. 

Microsoft’un yeni ürünlerinden Enterprise Mobility Suite’in anlatılacağı Kurumsal Mobilite web seminerleri başlıyor!

Kurumların yeni BT stratejileri bulut, yeni cihazlar ve mobilite etrafında şekillenirken, Enterprise Mobility Suite’i kurumlara bu alanda yardımcı olması için paketledik. EMS hakkında daha fazla bilgi için web seminerlerimize kayıt yaptırmayı unutmayın.

Kayıt için yukarıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz.

EMS hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.

– See more at: http://blog.microsoft.com.tr/kurumsal-mobilite-web-seminerleri-basliyor.html#sthash.kcrcu5du.dpuf

Microsoft Azure Machine Learning

Ağustos 2, 2014

Temmuz başında PeakUp olarak davet edildiğimiz Microsoft World Partner Conference 2014′de yoğun bir hafta geçirdik. Microsoft’un en üst kademesinden alt kadrolara kadar herkes yeni vizyonu iş ortaklarına aktarabilmek için uğraştılar.

4 günlük süreçte onlarca toplantı yapıldı, paralel bir çok oturum sunuldu. Genel olarak bakıldığında Microsoft bizim önümüze aşağıdaki hedefleri koydu:

  • Mobile First – Cloud First
  • Internet Of Things
  • Machine Learning
  • Big Data, BI

Windows Server 2008 ile birlikte sunucu sanallaştırma pazarına hızlı bir şekilde giren Microsoft, Windows Server 2012 ile birlikte konseptini bir tık öteye taşıyarak Buluta Hazır bir işletim sistemini sundu. Sanallaştırma kavramını Private – Public Cloud anlayışı ile harmanlayıp bize sundu. Dünyada ve bölgemizde buluta adaptasyon geçtiğimiz yıl oldukça ivmelendi. Bunun önümüzdeki 3 senede daha da artmasını bekliyoruz. Bu noktada Microsoft uçtan uca bulut çözümleri ile birlikte pazarda önemli bir yere sahip durumda. Office 365 ile gelen başarının yanı sıra Microsoft Azure’da sunulan servislerin çeşitliliği her gün artıyor. Public Cloud yapısına regulasyonları sebebi ile entegre olamayan organizasyonlar için de System Center entegre Private Cloud çözümünü sunuyor.

Ancak yukarıdaki paragraf bugünden bahsediyor. Eğer belli bir alanda pazar payı kazanmak istiyorsanız hatta o pazarın çerçevelerini siz oluşturmak istiyorsanız minimum 2 seneli ön görüler ile teknik altyapınızı buna hazırlamalı, diğer kanallar ile de müşteri tarafındaki fırsatları ortaya çıkarmaya başlamalısınız.

İşte Microsoft, WPC’de, odaklanılması gereken bu teknolojilerden bahsetti.

Bunlardan ilki uzun zamandır farklı çözümler için kullanılan Machine Learning teknolojisi. Microsoft, veri ile çalışan analistlerin bu verileri kullanarak öngörüler oluşturabilmesini sağlayan Machine Learning hizmetini Azure üzerinde hizmete soktu. Ancak Machine Learning ne yazık ki bu kadar basit şekilde anlatılıp bırakılabilecek bir konu değil.

Bir bilgisayar ve yapay zeka bilimi olan ML, 1960′lı yıllarda bilgisayarların programlama yapılmadan öğrenebilmelerine imkan verebilmek içn ortaya atılan bir kuramdı. Bana göre en sağlam tanımı ise Tom Mitchell gerçekleştirdi.

“A computer program is said to learn from experience E with respect to some class of tasks T and performance measure P, if its performance at tasks in T, as measured by P, improves with experience E”

E – Deneyim

P – Performans Ölçümü

T – Görev

Bu formülü uygulayarak şöyle bir örnek üzerinden gidebiliriz.

Örneğin kullandığınız e-mail programı sizin hangi mailleri spam/zararlı olarak işaretlediğinizi sürekli takip eder. Bu takip sonucunda da daha iyi filtremele yapmayı öğrenir. Bu Machine Learning için çok uygun bir örnek. Bu noktada:

E – Maillerin spam olup olmadığının izlenme sürecidir

P – Spam yada değil şeklinde doğru  işaretlenmiş mail sayısıdır. Bunun üzerinden ML performansı izlenebilir.

T – Maillerin spam yada değil şeklinde işlenmesidir.

Bunu veri madenciliği (Data Mining) ile karıştırmamakta fayda var. Veri madenciliğinde zaten elde edilmiş bir veri içerisindeki bilinmezleri bulmaya çalışırken, Machine Learning ile bilinen öz nitelikleri kullanarak çalışılmış bir veri setinden öngörü yapılabilmesi mümkündür.

Aslında bu iki alanın birbirleri ile karıştırılmasının temel sebebi benzer alt metodları kullanıyor olmalarıdır. Örneğin bunlardan birisi de Unsupervised Learning.

Unsupervised Learning ML tarafından kullanılan algoritmalardan bir tanesidir. Bir diğeri de Unsupervised learning olarak adlandırılır. Çok basitçe:

Supervised Learning – Öğrenilecek konuyu biz öğretiriz.

Unsupervised Learning – Bilgisayara kendi kendine öğrenme imkanı veririz.

Konuya dönecek olursa, Microsoft artık Machine Learning hizmetini Azure üzerinde sunmaya başladı. Peki Microsoft yeni girdiği bu alanda ne kadar başarılı olabilir?

Aslında yukarıdaki soru yanlış bir varsayım ile soruluyor. Machine Learning konsepti ile Microsoft’un yaklaşık 20 yıllık bir deneyimi bulunuyor. 1992 yılında dil modelleme ve konuşma tanıma teknolojileri için ML Microsoft içerisinde kullanılmaya başlandı. 90′lı yıllarda ise metin kategorizasyonlama ve email önceliklendirme gibi görevlerin ML ile rahatlıkla gerçekleştirilebileceği anlaşıldı. Hatta 1998 yılında sunulan içerik tabanlı mail filtreleme bu çalışmaların bir sonucu olarak sunuldu.

http://web.archive.org/web/19990117023411/http:/www.forbes.com/forbes/98/0921/6206254a.htm

Microsoft’un bu noktada bize sunduğu ise tek bir veri platformuna bağımlı kalmadan Azure ML ile bulut üzerine konumlandırılabilen modeller oluşturulmasıdır. Yıllardır edinilen tecrübeyi artık herkesin kullanabileceği bir servis olarak sunmuştur.

Diğer yazılarımızda Machine Learning konseptinden ve Microsoft’un bize vermiş olduğu diğer ödevlerden bahsediyor olacağız.

Mshowto–System Center Day

Aralık 24, 2013

p>Last Saturday, at Microsoft Turkey, we as Mshowto editors, delivered a great session regarding System Center, Cloud, Hyper-V etc.

Here is my session details:

  • Orchestrator 2012 R2
  • PowerShell Workflows
  • Service Management Automation

I belive this session order help attandees to get the vision of MS management solutions.

Yeah, we have a new version of Orchestrator. R2. It automates and orchestrates most of your daily manual tasks. So we discussed orchestrator capabilities in the first session.

And with the new version of PowerShell we have a new concept called “Workflows” . It helps you to create your own workflows in parallel or sequencly with PowerShell. That means even you do not have any orchestrator tools, you can create your own automation tasks with PowerShell to manage your datacenter.

And finally a new portal called Service Management Automation.

In this final session we discussed that how possible to manage your automation-orchestrator runbooks via a web-based portal supported with Windows Azure Pack using PowerShell workflows. Therefore all attandees get the idea of how to combine these three solutions to have a one single web-based automation solution.

And my ex-college and System Center MVP Mustafa Kara delivered great sessions regarding SCOM & SCCM.

Here are the some photos from event.

zp8497586rq

Yeni Kitabımız Yayında – İleri Seviye Windows Server 2012

Eylül 17, 2013

http://www.kodlab.com/KitapDetay.aspx?kitapID=153book

http://www.dr.com.tr/Kitap/Ileri-Seviye-Windows-Server-2012-CDli-/Anil-Erduran/Egitim-Basvuru/Bilgisayar/urunno=0000000458090

http://www.idefix.com/kitap/ileri-seviye-windows-server-2012-cdli-anil-erduran/tanim.asp?sid=L4IJPB7RCS4SU1G6DA54

İleri Seviye Windows Server 2012 Kitabı yayında!!!

Microsoft tarafından sunulan en güncel işletim sistemi sürümü olan Windows Server 2012’yi detaylı bir şekilde inceleyen en kapsamlı ve gerçekçi Türkçe kaynak olan “İleri Seviye Windows Server 2012” kitabı, yazarların Beta sürümlerinden beri gerçekleştirdikleri testlerden ve büyük ölçekli projelerden elde ettikleri deneyimlerin tamamını içermektedir. Her iki yazar da sektörde uzun yıllardır çalışmış, Türkiye ve dünyada birçok büyük ölçekli projelere danışman sıfatıyla imza atmıştır. Bu açıdan bakıldığında “İleri Seviye Windows Server 2012” teorik bilginin yanında günümüzde çok değerli olan saha deneyimini de sunabilen ender kaynaklardandır.

Windows Server 2012 ile birlikte gelişen ve değişen modern BT altyapısında, iş gücü gereksinimleri dikkate alınmış; güvenli, esnek, genişletilebilir bir işletim sistemi tasarlanmıştır. Farklı sanallaştırma ve bulut mimarisi çözümlerinin desteklendiği Windows Server 2012 ile küçük, orta ve büyük veri merkezlerinde bulunan kritik iş uygulamalarının diğer Microsoft yönetim araçları ile tam entegre çalışabilmesi amaçlanmıştır. Bu kitap içerisinde sanallaştırma ve bulut çözümleri dışında güvenlik, uzaktan erişim, merkezi yönetim, PowerShell ve Network Servisleri konuları ileri seviyede anlatılmıştır.

Kitap, içerisinde bulunan bölümlerde ipuçları, püf noktaları, saha projelerinden elde edilen deneyimleri ve pratik bilgileri harmanlayarak gerçek yaşam problemlerine çözüm üretme amacı taşıyan tüm seviyelerdeki BT profesyonellerinin yararlanabileceği bir kaynak haline getirilmiştir. Kitap ile birlikte aynı zamanda konuların uygulama videolarını içeren CD de verilmektedir.

Yazarlar Hakkında:

Okan Eke: Profesyonel olarak Microsoft sistem ve altyapı projelerinin uygulanmasında ve Microsoft teknolojilerinin eğitimlerinde aktif olarak görev almaktadır. Bu süre içinde sistem ve veri merkezi yöneticisi, eğitmen, danışman olarak görev yapmış ve kurumsal şirketlerde çeşitli projeler geliştirmiş, eğitimler vermiştir.

Çalışmalarını son dönemde System Center ailesi ve veri merkezi yönetimi üzerine yoğunlaştırmıştır. System Center Configuration Manager, System Center Operations Manager, Orchestrator, System Center Data Protection Manager, System Center Virtual Machine Manager ürünleri ile Türkiye’de çeşitli projeler gerçekleştirmiştir. Çeşitli sistem uzmanlığı sertifikalarının yanı sıra MCT (Microsoft Certified Trainer) ünvanına sahiptir. Akademik eğitimini Kimya ve Bilgisayar Mühendisliği alanlarında ayrı ayrı tamamlamıştır.

Yazar Türkçe kaynak geliştiren çeşitli platformlarda editör ve konuşmacı olarak rol almaktadır. Yazarın blog sayfası olan okaneke.com’da Microsoft ürünleri ile ilgili makaleler paylaşmış ve web seminerleri vermiştir. Bilge Adam Bilişim Hizmetleri'nde Danışman olarak görev yaptıktan sonra Aktif Bank Bünyesine geçmiştir. Yazar meslek hayatına Aktif Bank bünyesinde Sistem Yönetimi ve İşletim departmanında Müdür Yardımcısı olarak devam etmektedir.

Anıl Erduran: Anıl Erduran İstanbul doğumlu ve Marmara Üniversitesi mezunudur. Mezuniyet sonrası kariyerine Bilge Adam Bilişim Teknolojileri Akademisi'nde Microsoft Certificated Trainer, Consultant pozisyonlarında devam etmiştir. 2500 saat kurumsal eğitim vermiş ve kurumsal projeler de görev almıştır. Ardından Data Market bünyesinde Danışmanlık Birim Müdürü olarak görev yapmaya başlamıştır. Danışmanlık biriminin yönetimi ve altyapı projelerinden sorumlu olarak çalıştığı Data Market'ten 2011 yılında ayrılarak Microsoft Orta Doğu ve Afrika bünyesinde Regional Infrastructure Consultant olarak yeni görevine başlamıştır.

Microsoft bünyesinde tüm MEA bölgesindeki ülkelerde System Center ve Infrastructure projelerinden sorumlu Consultant olarak görev yapmıştır. Bu kapsamda Dubai, Arabistan, Umman, Mısır ve Türkiye’deki projelerin tüm fazlarında yer almış, 100.000 üzeri istemciye sahip uluslararası müşteriler için Microsoft altyapı projeleri tasarlamış ve kurulumunda yer almıştır.

Anıl Erduran Aralık 2013 itibari ile KocSistem bünyesinde Danışman olarak çalışmaya başlamıştır. KoçSistem’de MS Platformları ve Mesajlaşma departmanında System Center ve altyapı projelerinden sorumludur. System Center Configuration Manager ürünü için 2010 ve 2011 yıllarında MVP (Microsoft Most Valuable Professional) ünvanını alan Anıl Erduran, 2013 yılında System Center Cloud & Datacenter Management alanında 3.kez MVP seçilmiştir. Kendi blog sayfası olan anilerduran.com’da ve çeşitli topluluklarda 1000’e yakın makale ve ipucu paylaşmıştır. Aynı zamanda gerek toplulukların düzenlediği gerek ise Microsoft tarafından yurtiçi ve yurtdışında gerçekleştirilen seminerlerde konuşmacı olarak görev almıştır. Özellikle System Center ailesi ürünlerinden ConfigMgr, SCOM, Orchestrator ve PowerShell scripting konuları ile ilgilenen Anıl Erduran evli ve İstanbul’da yaşamaktadır.

Kitap içeriği:

 

  • 1 WINDOWS SERVER 2012 GENEL BAKIŞ
    • Giriş
    • Bu Kitapta
    • Çıkış Hikâyesi
    • Sürümler
  • 2 ACTIVE DIRECTORY YENİLİKLERİ
    • DCPROMO’suz Bir Hayat…
    • Offline Domain Join
    • PowerShell History Viewer
    • Active Directory Geri Dönüşüm Kutusu
    • Fine-Grained Password Policy Kullanıcı Arayüzü
    • PowerShell ile Replikasyon Yönetimi
    • Windows Server 2008 AD Upgrade Senaryoları
    • Active Directory Tabanlı Aktivasyon
    • Active Directory Federation Services
  • 3 NERWORK SERVİSLERİ YENİLİKLERİ
    • DHCP (Dynamic Host Configuration) Protocol Yenilikleri
    • DNS Yenilikleri
    • Network Policy Server Yenilikleri
  • 4 LOCAL STORAGE VE DOSYA SİSTEMLERİ
    • DAS (Direct Attached Storage)
    • NAS (Network Attached Storage)
    • SAN (Storage Area Network)
    • Disk Türleri
    • RAID (Redundant Array of Independent Disks)
    • Depolama Alanları
    • ISCSI Storage Kullanımı
    • FSRM (FIle Server Resource Manager)
    • DFS (Distributed File System)
    • Data Deduplication
    • SMB 3.0 Yenilikleri
      • SMB Transparent Failover
      • SMB Scale-Out
      • SMB Direct
      • Multichannel
      • SMB Server Manager
      • SMB PowerShell
      • SMB Encryption
      • VSS for Remote File Shares
  • 5 KULLANICI YÖNETİMİ
    • Kullanıcı Hesap Yönetimi
    • Parola Kuralları ve Kullanıcı Hesap Ayarları
    • Servis Hesapları ve Yönetimi
  • 6 WINDOWS SERVER 2012 GÜVENLİK
    • Bitlocker
    • Dynamic Access Control
    • AppLocker
  • 7 ERİŞİM YENİLİKLERİ
    • BranchCache
    • Direct Access
  • 8 WINDOWS SERVER 2012 HYPER-V
    • Sanallaştırma Teknolojisi
    • Bulut Bilişim
    • Microsoft Bulut Vizyonu
    • Hyper-V Yenilikleri
      • Client Hyper-V
      • Hyper-V Replica
      • Dynamic Memory
      • Hyper-V Over SMB 3.0
      • Virtual Machine Import
      • Live Migration
      • Virtual NUMA
      • VHDX Disk
      • SR-IOV
      • Virtual Fibre Channel
      • Basitleştirilmiş Yetkilendirme
      • Hyper-V Resource Metering
      • Network Virtualization
  • 9 REMOTE DESKTOP SERVICES YENİLİKLERİ
    • Virtual Machine Based Desktop Deployment
    • Session Based Desktop Deployment
    • RDS Collections
    • RemoteApp Uygulamaları
    • RD Web Access Single Sign-On
    • Remote Desktop Windows Store Uygulaması
    • RD Connection Broker
    • RD Gateway Server
    • RemoteFX
    • RemoteFX USB Redirection
  • 10 WINDOWS POWERSHELL 3.0
    • Windows PowerShell Workflow
    • Integrated Scripting Environment (ISE) Yenilikleri
    • Web Tabanlı PowerShell
    • Güncellenebilir Yardım Sistemi
    • Scheduled Jobs Task Schedular Entegrasyonu
    • Geliştirilmiş Otomatik-Yükleme
    • Yeni Komutlar
  • 11 SERVER MANAGER YENİLİKLERİ
    • Server Manager
    • Server Grupları – Merkezi Yönetim
    • İzleme Araçları
    • Rol ve Özellik Kurulumları

Satın almak için aşağıdaki sayfalar kullanılabilir:

http://www.dr.com.tr/Kitap/Ileri-Seviye-Windows-Server-2012-CDli-/Anil-Erduran/Egitim-Basvuru/Bilgisayar/urunno=0000000458090

http://www.idefix.com/kitap/ileri-seviye-windows-server-2012-cdli-anil-erduran/tanim.asp?sid=L4IJPB7RCS4SU1G6DA54

http://www.kodlab.com/KitapDetay.aspx?kitapID=153

zp8497586rq

PowerShell script to configure FTP User Isolotion Mode Attributes

Ağustos 14, 2013

As you may already know, with FTP User Isolotion Mode you can strict your users to browse only administrator configured directories.

For instance you can modify required attributes of userA and then UserA will only be able to access/browse “USERA directory”. Even He/she has access on other directories.

But in order to configure FTP User Isolotion Mode with active directory you need to set two interesting attributes:

msIIS-FTPRoot = Root FTP Directory

msIIS-FTPDir  = User Directory

If these above attributes are configured for a user, once this user access to server, FTP automatically redirect this user to msIIS-FTPDir directory under ms-IIS-FTPRoot directory.

To configure these attributes you can just open user properties in ADUC and configure settings under attribute editor.

image

But if you are planning to set these attributes for bunch of users, It may slow down the processes to configure one by one.

Here is a simple PowerShell script

Continue Reading »

Convert String to DateTime

Temmuz 29, 2013

Have you ever wondered on how to convert string data type to datetime in PS?

In one of my PowerShell projects I need to compare couple of dates to get the exact difference. But some of date values are coming from different sources, for instance as a string.

Therefore i could not simply use “date2 – date1″ math operation.

It's pretty easy to convert a string to a datetime with Parseexact as follow:

$Date= [datetime]::ParseExact($StringDate,”dd.MM.yyyy HH:mm:ss”,$null)

zp8497586rq

Enterprise Search Trends

Temmuz 28, 2013

Gartner'ın Dataquest Insight araştırması bize Enterprise Search pazarının 2012 yılında 1.69 milyar değerinde iken 2013 yılında 1.89 milyar dolara çıktığını ve yıllık büyüme oranının 2007'den 2013'a kadar %11.7 olduğunu gösteriyor.

Enterprise Search Europe 2012 konferansına bakıldığında bu pazarda son dönemdeki rönesansın temel aktörlerinin Big Data, Mobile Workforce ve Cloud Services olduğu görülebilir. Bu noktada aynı verilerin yanına 2012 ilkbaharında Enterprise Search ile ilgili yapılan global bir anketin sonuçlarını da koymakta fayda var.

Anketin detaylı sonuçlarına göre organizasyonların yalnızca %3'ü, evet yanlış duymadınız yalnızca %3'ü doğru bilgiye ulaşmanın kolay olduğunu belirtiyor. %60 gibi bir oran ise organizasyon dahilinde farklı kaynaklardan akan verilerin doğru konumlandırılmasının ve arandığında bulunabilmesinin çok zor olduğunu belirtiyor. Bu da son dönemde ve önümüzdeki gelecekte Enterprise Search alanına yapılan ve yapılacak yatırımların kapsamı hakkında bize genel bir görünüş sunuyor.

Yukarıda bahsedilen 2013 yılındaki 1.89 milyar dolarlık Enteprise Search pazarı IT sektörüne bakıldığında oldukça ufak bir yer kaplıyor. Öncesinde genellikle geliri 10 milyon dolardan daha düşük olan üreticelerin tekelinde olan Enterprise Search çözümleri aslında son dönemdeki satın almalarla birlikte tekrardan yaygınlaştı.

Bu satın almalardan en dikkat çekicileri HP tarafından 11.1 milyar dolara satın alınan Autonomy, Oracle tarafından alınan Endeca ve Lexmark tarafından satın alınan Brainware oldu. Tabii bu satın almalar birçok sektörde faaliyet gösteren bu firmalara Enterprise Search pazarının da kapısını biraz daha aralamış oldu. Ancak özellikle satış ekiplerinin bu yeni alanda yeterli arka plana sahip olmamaları sebebi ile kendilerinden istenen gereksinimleri karşılamada hızlı aksiyon alamamalarına sebep oldu.

Bir diğer büyük risk ise IBM, Google, Microsoft, HP gibi devlerin bu sektörde gerek kendi ürünleri gerek ise satın alımlar sonrası sundukları yeni hizmetler ile çözümlerini sunuyor olmasıydı. Yani pazar payı devler arasında çoktan tüketilmeye başlandı.

Bana göre bir diğer risk ise müşterilerin artık büyük üreticileri yüksek lisans fıyatı ile ürün satmak yerine Software-as-a-Service modeli ile Hizmet satmaya zorluyor oluşu oldu. Artık organizasyonlar başlangıçta yüksek tutarlı bir lisans alımı yapmak yerine belirli periyodlar ile yalnızca kullandıkları hizmete ücret ödemeyi ister durumu geldiler. Benzer şekilde Enterprise Search alanındaki çözümlerin de müşteri perspektifinden bir servis olarak görülmesi isteniyor. Ancak satın alımlara ve pazardaki ürünlere bakıldığında Search hizmetini on-demand fiyatlandıran ve SaaS olarak veren çözümler neredeyse yok gibi.

Her ne kadar Blossom, Northern Light ve Pico gibi üreticiler enterprise Saas Search hizmeti konumlandırmaya çalıştılarsa da pek başarılı olamadılar. Sundukları çözümler ancak web siteleri üzerinde etkili olurken Enterprise Search'den asıl beklenti olan farklı kaynaklardan gelen tüm verileri en uygun şekilde çalışanlara sunma noktasında yetersiz kaldılar.

Şu an piyasada olan en önemli Enterprise Search aktörlerinin güçlü ve zayıf yanlarını kısaca inceleyecek olursak:

Autonomy:

HP tarafından satın alınan Autonomy'nin en güçlü yanı extensible bir çözüm olması ve farklı müşteri ihtiyaçlarına kolaylıkla uyum sağlayabilmesi. Birçok farklı kaynak ile connectorler sayesinde iletişime geçebiliyor ve veriyi merkezi olarak konsolide edebiliyor. Şu anda var olan en zayıf noktası ise HP tarafından satın alındıktan sonra geleceğine dair bir öngörünün oluşturulamaması. HP veya Autonomy tarafından 5 sene sonra şirketin nerede olacağı, hangi hedeflere odaklanacağı açıkca belirtilmemiş durumda. Bu da uzun vadeli planlama gerçekleştiren müşterilerde çekinceler oluşturuyor.

Google:

Google Enteprise Search konusunda sarı renkli Google Search Appliance çözümünü sunmaya devam ediyor. Rack-Mounted bu çözüm organizasyon içerisindeki farklı sistemlere erişip (intranet, document management system, web site etc) indexin gerçekleştirebiliyor. Yaklaşık 10 yıl önce sunulan bu sarı kutuya yeni özellikler ve yetenekler ekleyerek müşterilerine sunmaya devam ediyor. Desktop, Smartphone ve Tablet desteği de olan ve Google Search benzeri bir arayüz suran appliance'ın en güçlü yanlarından birisi kolay kurulum ve implementasyon yeteneği.

7.0 sürümü ile birlikte aynı zamanda aşağıdaki özelliklere de kavuşmuş oldu GSA:

  • Document Preview
  • Google Translate
  • New Interface
  • Improved Scale (1 billion page)

IBM:

IBM'in Apache Lucene open-source search teknolojisi üzerine inşa ettiği “Content Analytics with Enterprise Search” çözümü özellikle açık kaynak kod stratejisi güden organizasyonlar tarafından ilgi çekiyor. IBM bu noktada Apache Lucene ile daha az bakım maliyetleri, genişletilebilirlik, incremental indexing tarafındaki ek fayda gibi avantajları kullanmayı hedefliyor.

Microsoft:

Enterprise Search konusunda Microsoft, SharePoint ile olan yakın ilişkisini devam ettiriyor. 2008 ylında FAST Search and Transfer'i 1.2 milyar dolara satın alarak uzun yıllar Google'a bıraktığı Pazar payında söz sahibi olmayı başardı. Microsoft geçen bu yıllarda en büyük eforu Sharepoint ile FAST'in entegrasyonuna harcadı. SharePoint 2013 ile birlikte bu entegrasyonun artık tamamlandığını söyleyebiliriz. Mudaillerine benzer şekilde Sharepoint de connectorler yardımı ile farklı birçok kaynaktan veriyi konsolide ederek kullanıcıların hizmetine index halinde sunabiliyor. Özellikle Office Web Apps ile entegrasyonu odukça güçlü olan Sharepoint/FAST teknolojisinin zayıf yanı ise bulut üzerinde servis olarak yalnızca Window Azure ve Office 365 ile birlikte sunuluyor olması. Özellikle on-premise ya da Hybrid Cloud kullanımı yaygın organizasyonlarda desteklenen bir çözüm gözükmüyor.

Büyük oyuncuların yanında pazarda söz sahibi ve kendini kanıtlamış bir çok Enterprise Search çözümü bulunuyor. Gün geçtikçe artan talep ve iş/operasyonel gereksinimlerin bu alana odaklanması ile daha fazla satın almalar ve sürümler göreceğiz gibi duruyor.

http://www.gartner.com/technology/reprints.do?id=1-1F7LZKJ&ct=130426&st=sb

zp8497586rq

Managed Code / Unmanaged Code

Temmuz 26, 2013

Yazılım dillerini ve geçmişten günümüze geliştirilme süreçlerini incelediğinizde iki farklı terim karşınıza çıkabilir. Managed vs Unmanaged Language. Yani yönetilen ve yönetilemeyen yazılım dilleri.

Aslında Microsoft tarafından kazandırılan Managed Code terimi sebebi ile Unmanaged Code/Language terimi de kullanılır oldu.

Bilindiği gibi yazılım dilleri sayesinde makine kodlarına ulaşılabilir, istenilen aksiyonlar gerçekleştirilebilir. Örneğin hafızadaki verilere ulaşıp bunları bir işlemler zincirinden geçirebilirsiniz.

İşte bu noktada hazırlanan kod parçacıklarının sisteme ne kadar yalın ulaşabildiği ve ulaşamadığı önem kazanıyor.

Microsoft .NET Framework ile birlikte aynı zamanda Common Language Runtime ismi verilen bir sanal makine bileşeni de duyurdu.

Bu bileşenin temel görevi .NET programlarının çalıştırılmasından sorumlu olmak ve böylece compile edilen kodun makine diline çevrilmesini sağlamaktı. Çünkü yüksek runtime performansının sağlanabilmesi için ilgili programın çalıştırılmadan önce makine koduna çevrilmesi gerekmektedir. Bu metoda aynı zamanda Dynamic Translation ya da Just-In-Time Compilation da denmektedir.

Yukarıdaki Comman Lnaguage Runtime (CLR) bileşen diyagramında görüldüğü gibi hazırlanan Source Code öncelikle ByteCode'a çevrilmelidir. ByteCode bilgisayar tarafından kullanılan bir makine kodu olmadığından bir sonraki adımda sanal makine içerisinde bu kod makine koduna çevrilir. Bu da ilgili programın çok daha performanslı çalışmasını sağlar.

.NET Framework için yazılmış tüm programlar yazılım dilinden bağımsız olarak CLR tarafından çalıştırılır. Bu da aslında ilgili yazılım diline otomatik memory management, Exception Handling, Standard Types, Security gibi ek özellikler sağlar.

Asıl konumuza dönecek olursak Microsoft tarafından ortaya çıkarılan Managed Code ilgili programın yalnızca Common Language Runtime sanal makinesi üzerinde çalıştırılması sayesinde elde edilebilir. Bu da aslında hazırlanan uygulamanın compile edilmesi ile .exe dönüştürülmesi işleminin CIL üzerinde yapılmasıdır. Bu da makine üzerindeki erişimlerin arasında artık ek bir sanal makine katmanı olması anlamına geliyor. Unmanaged code ile makine diline direk erişim sağlanabilmesi mümkün iken Managed Code ile bu erişim aradaki katmanın size sağladığı sınırlar dahilinde gerçekleşebiliyor.

Evet sınırlarımız biraz daralmış olabilir ancak Managed Code kullanımı ile birlikte bu katman kodun gerçekten ne yapacağını garantiye almakta ve gerekli güvenlik önemlerini her bir kod parçacığı çalıştırılmadan önce sunmaktadır.

zp8497586rq

Windows Server 2012 R2 Release Preview – Network Servisi Yenilikleri

Temmuz 20, 2013

Bu yazımızda Windows Server 2012 R2 Release Preview sürümü ile birlikte sunulan Network hizmet yenilikleri incelenecektir.

Özellikle DHCP ve DNS servislerinde önemli yeniliklerin bu sürüm ile birlikte sunulması planlanıyor. Bilindiği gibi DNS servisi ile şirket içi ve dış dünyadaki IP adresi – DNS İsmi eşleştirilmesi yapılabilirken DHCP servisi ile birlikte karmaşık TCP/IP networklerinde otomatik IP ve Option dağıtım senaryoları aktif edilebilir.

Windows Server 2012 R2 ile birlikte aşağıdaki DHCP yenilikleri sunulmaktadır:

  • DNS Registration geliştirmeleri
  • DNS PTR Registration geliştirmeleri
  • DHCP PowerShell komutları

İlk yenilik DNS Registration alanında sunuluyor. Windows Server 2012 ile birlikte sunulan DHCP poliçeleri artık kullanıcıların istemci FQDN ismine göre kriterleri kullanmalarına olanak veriyor. Bu sayede DHCP istemcilerinin domain üye alanı ek ismi ve kendi ismi ile birlikte oluşturduğu FQDN ismi kullanılarak belirli poliçeler belirli istemcilere uygulanabilmektedir.

Bu kriterler aynı zamanda DNS Suffix isimleri için de kullanılabilir durumdadır. Bu yeni özellik sayesinde network üzerinde bulunan tüm cihazlarda daha kapsamlı DHCP kontrolleri sağlanabilir ve kurallar oluşturulup uygulanabilir.

Bir diğer yenilik olan DNS PTR Registration özelliği sayesinde ise bir DHCP sunucusu yalnızca belirli bir DNS sunucusu üzerinde bulunan istemcilerin Host(A) kayıtları kaydedecek şekilde yapılandırılabilir. Bu sayede henüz bir Reverse Lookup Zone oluşturulmadı ise PTR Registration özelliği devre dışı bırakılır ve DHCP sunucusunun PTR kayıt oluşturma denemelerinde aldığı hataların önüne geçilir.

Son yenilik ise DHCP modulu için sunulan ek PowerShell komutlarıdır. Aşağıdaki tabloda yeni gelen ve güncelleştirilen DHCP PowerShell komutlarının listesi sunulmuştur:


DNS hizmeti özelinde ise aşağıdaki yenilikler Windows Server 2012 R2 ile birlikte sunulmuştur:

  • Geliştirilmiş Zone sevyesinde istatistikler
  • Geliştirilmiş DNSSEC desteği
  • Geliştirilmiş Windows PowerShell desteği

Geliştirilmiş Zone seviyesindeki istatistikler ile birlikte artık Get-DnsServerStatistics PowerShell komutu kullanılarak aşağıdaki başlıklarda istatistik detayları alınabilir:

  • Zone Query Statistics
  • Zone Transfer Statistics
  • Zone Update Statistics

Bilindiği gibi Windows Server 2012 ile birlikte DNSSEC mimarisi oldukça geliştirilmiş ve önceki sürümlere göre çok daha güvenli hale getirilmişti. R2 sürümü ile birlikte bu mimari üzerinde aşağıdaki birkaç geliştirme daha gerçekleştirildi.

  • Windows Server 2012 ile birlikte sunulan ve zoneların imzalanması için gerekli anahtarları oluşturan rol olan Key Master rolü File-Backed Multi-Master zonelar için de kullanılabilir hale getirildi.
  • DNSSEC imzalama işlemleri artık daha izole gerçekleştirilebilir. Özellikle Key Master rolüne sahip DNS sunucusu anahtar üretimi gibi işlemleri gerçekleştirirken diğer Primary DNS sunucuları bu anahtarlara erişim sağlayabilir ve imzalama işlemlerini tamamlayabilir.

Son olarak DHCP rolünde olduğu gibi DNS rolünde de ek Windows PowerShell komutları tanıtıldı. Aşağıda bu PowerShell komutları incelenebilir:

  • Step-DnsServerSigningKeyRollover
  • Add-DnsServerTrustAnchor –Root
  • RootTrustAnchorsURL
zp8497586rq
 
Powered by Wordpress and MySQL. Theme by Shlomi Noach, openark.org