Azure Storage Services – Part 0:Giriş

Bulut teknolojilerinin populerleşmesi ile birlikte iş-kritik kaynakların buluta taşınması da daha rastlanır bir senaryo olarak karşımıza çıkmaya başladı. Windows yada Linux sanal makinelerin içerisindeki servisler ile birlikte bu kaynakların sanal makine olarak (IaaS) Azure’a taşınması dışında bu kadar fazla sorumluluk almak istemeyen ve yalnızca uygulamalarını buluta taşımak isteyen, bu taşıma sonrasında sanal makine, işletim sistemi veya altyapı katmanı ile muhattap olmak istemeyen bir çok kişi bulunuyor.

Bulut Bilişim teknolojilerinin temel avantajı bu tarz farklı talepleri ve gereksinimleri karşılayabilmesidir. Sanal makinelerin buluta taşınması ile birlikte uygulamalarının daha performanslı, daha yüksek erişilebilirlik seviyelerine sahip ve uzun ömürlü olmasını amaç edinen yazılım geliştiricileri de bu uygulamalarını ve tüm bağlantılı bileşenlerini buluta taşımak isteyebilirler.

Sanal makinenin taşınma adımları çok net olsa da uygulamaların buluta taşınması noktasında birbiri ile direk etkileşimli ve bağımsız bir çok değişken bulunmaktadır. Bu taşıma sırasında platform, depolama stratejileri, performans ve erişilebillirlik seçenekleri, caching mekanizmaları, uygulamanın izlenmesi gibi bir çok dikkat edilmesi gereken nokta bulunuyor.

Uygulamaların buluta taşınması noktasında görüştüğüm yazılım mimarlarının çekincelerinin bir kısmını hangi depolama seçeneğini kullanacaklarına dair kafalarındaki soru işaretleri tetikliyor. Farklı depolama mimarilerini ve çözümlerini yerel veya hosted ortamlarda kullanan bu ekipler, buluta geçiş senaryolarında ilgili bulut çözümü üreticilerinin depolama/barındırma çözümlerini ve bu çözümlerin farklı kullanım alanları ile birlikte sundukları avantajları detaylı olarak bilmek istiyorlar.

Microsoft tarafından sunulan bulut bilişim çözümü olan Microsoft Azure, bu çekinceleri ve soru işaretlerini rahatlıkla giderebilmek adına kendi bulut çözümünün depolama bileşeni olarak Azure Storage’i geliştirmiştir. Yalnızca uygulamaların iş-kritik verilerini barındırmakla kalmayıp, Azure Storage aynı zamanda sanal makinelerin disklerini de içerisinde barındırır. Küçük ve orta ölçekli sanal diskler ve dosya/belgeler Azure Storage içerisinde barındırılabilinirken aynı zamanda big data senaryolarını destekleyecek bilimsel, finansal analiz, medya uygulamaları gibi gereksinimleri de rahatlıkla karşılayabilir. İçerisinde terabyte’larca veri rahatlıkla barındırılabilir ve işlenebilir.

Yerel veri merkezlerimizdeki en büyük maliyet kalemi depolama çözümleri iken Microsoft bulut çözümü içerisindeki en ucuz kalemlerin başında depolama gelmektedir. Aynı zamanda bulut teknolojisinin en önemli avantajlarından birisi olan “kullandıkça öde” yöntemi depolama çözümleri için de geçerlidir. 1 yıllık veya 3 yıllık maliyet/bütçe hesaplamaları souncunda genel bir ilk yatırım yapmak yerine yalnızca ilgili depolama alanının kullanıldığı kadarı ödenir ve esnek bir biçimde aşağı veya yukarı bu değerler değiştirilebilir.

Bu uzun makale serisinin temel amacı Azure Storage hizmetleri içerisindeki tüm bileşenleri incelemek, bu bileşenleri farklı erişim yöntemleri ile (.NET, PowerShell, Ruby, Python vb) nasıl kullanabileceğimizi detaylı örnekler ile anlatmak olacaktır. Evet yanlış duymadınız, bir IT PRO olmanız hiçbir zaman kod yazmayacağınız anlamına gelmiyor. Bu yüzden bu makale serisinde farklı uygulamalar içerisinde storage servisine nasıl erişebileceğimizi ve temel aksiyonları alabileceğimizi de inceliyor olacağınız. Bu noktada ellerimizi biraz kirletip kod yazmamız gerekecek 🙂

Günün sonunda aşağıdaki makaleler ile seriyi tamamlamayı planlıyoruz.

4 thoughts on “Azure Storage Services – Part 0:Giriş

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

7 + 3 =